Vajina (Vagina) Kanseri ve HPV

Vajina (Vagina) Kanseri ve HPV

Vajina (Vagina) Kanseri ve HPV

Vajina (Vagina) Kanseri ve HPV Birincil vajina (vagina) kanseri diğer kadın genital sistemi içinde nadir görülen kanserdir. Vagina da saptanan kanserlerin %85 – 90’ı metastatik yani başka bir kanserin vajinaya atlaması sonucu görülür. Alınan örneklerde ve muayenede vajen dışında rahim ağzı ya da vulvada kanser saptanması durumunda primer kanser odağı olarak vajen değil adı geçen diğer bölgeler kabul edilmelidir. Primer Vajina Kanseri Epidemiyolojisi ve HPV İlişkisi Primer vajina kanseri en sık rahim ağzına yakın, vajina üst 1/3 kısımda yer alır ve primer vajina kanseri en sık skuamöz hücreli kanser şeklinde görülür. Sıklıkla yaşlı hastalarda 70 yaş ve üzerinde saptanır. Ancak HPV virüsünün yaygınlığının artması ile nispeten daha genç yaşta da sık görülmeye başlandı. Özellikle daha genç yaşlarda yüksek grade’lı rahim ağzı kanseri öncülü (Servikal Displazi) yani CIN III / HSIL geçiren hastalarda yaşla beraber primer vajina ya da rahim ağzı kanseri olma sıklığı artmaktadır. Linkte İsveç’de yapılan bir çalışmaya ait çok güzel grafiği görebilirsiniz, https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3898577/figure/fig1/. Primer vajinal kanserli kadınları %30 unun son 5 yıl içerisinde in situ veya invaziv serviks kanseri tedavisi gördükleri klasik kitap olarak “Principles and Practice of Gynecologic Oncology”nin 6.basımında (2013) yazmaktadır. Vajinal kanserli kadınların %20 sinin geçmişinde serviks kanseri, %7 sinde CIN bulunmakta olduğu bildirilmektedir. Serviks kanseri tanısıyla vagina kanseri tanısı arasında ortalama süre 14 yıldır. Ve vakalar 5 yıl 8 ay ile 28 yıl arasında bulunmaktadırlar. Yüksek grade’li rahim ağzı kanseri öncülleri ya da rahim ağzı kanseri sonrası vaginal kanser oluşumunda 3 temel mekanizma bulunduğuna inanılmaktadır (Berek and Hacker’s Gynecologic Oncology, 6th edition) . 1- Tedavi sonrası serviks kanserine bağlı artık tümörlü doku kalması: Servikal kanserin vagina tepesine yayılımı tam olarak değerlendirilmemiştir veya operasyon öncesi vaginanın kolposkopiyle yeterli değerlendirilmesi yapılmadığından cerrahi olarak yeterli vaginal doku çıkartılmamıştır. Bu gibi durumlarda cerrahi sınır çoğu zaman in situ kanser olarak kalmakta ve bu lezyon zamanla kansere dönmektedir. Aşağıda CIN 3 nedeniyle ameliyat olan bir hastada 6 yıl sonra vagina kubbesinde gelişmiş tümörü görüyorsunuz.

2-Risk altında ki grup olması nedeniyle gelişen yeni hastalık: Vajinal kolposkopi ve cerrahi sınırlar negatifdir. Rahim ağzı kanserinden 5 yıl sonra ortaya çıkan vajinadaki tümör; primer vajina kanseri olarak değerlendirmek gerekir. Burada hasta özellikle HPV Tip 16 taşımaktadır ve risk grubundadır. Bunun sonucunda vajina kanseri gelişmektedir. 3-Radyasyonun yol açtığı kanser gelişimi: Daha önce özellikle rahim ağzı kanseri nedeniyle pelvik radyasyon tedavisi almak zorunda kalan hastada gelişen primer vajina kanserleri bu gruba girer. Konu ile ilgili en yeni ve en geniş çalışma (En azından ben yazıyı yazarken :-)) Asami Yagi ve ark.ları tarafından Osaka’dan yayınlanmıştı. 30 yıllık verilerin geriye dönük taraması ile 481 primer vagina kanseri olgusu değerlendirilmişti. 481 hastanın 25’i 49 yaş altında idi (%5) (https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5556229/). Vajina Kanserinde Belirtiler ve Tanı Vaginal kanserli hastaların birçoğunun şikayeti ağrısız vaginal kanama ve akıntıdır. Kanama çoğu zaman menopozda olan hasta da ilişki sonrası kanama şeklindedir. İdrar kesesi boynu vajinaya daha yakın olduğundan mesane ağrısı ve sık idrara çıkma rahim ağzı kanserine göre daha erken oluşmaktadır. Vajina arka duvardan kaynaklanan tümörler ağrılı dışkılamaya neden olabilir. Hastaların ortalama % 5 inde hastalığın vagina dışına yayılımından kaynaklanan karının alt kısımlarında kasıklarda ağrı olmaktadır. Ayrıca hastaların %5-10 unda herhangi bir şikayet bulunmaz, bu hastalarda tanı rutin jinekolojik muayene ve smear ile konulmuştur. Tümör sıklıkla vaginanın 1/3 üst kısmında ve genellikle de arka duvarda bulunmaktadır. Yandaki resimde anestezi altında kolposkopide vagina kubbesine yakın arka duvarda asetik asit ile asetobeyaz epitel görünümü saptanan vagina kanseri dokusunu görüyorsunuz.
Vajinal kanserin problemi ilk muayenede atlanma olasılığının yüksek olmasıdır. Bunun nedeni sıklıkla kanserli dokunun küçük olması jinekolojik muayenede kullanılam aletlerin vajina duvarını örtmesidir. Kesin tanı çoğu zaman alınan biyopsi ile konulur. Ancak özellikle yaşlı ve vajinası çok daralmış olan hastalarda biyopsi alabilmek için genel anestezi altında da biyopsi yapılabilir. Vajina Kanserinde Evreleme Evre I Tümör vajinaya sınırlı Evre II Tümör paravajinal dokulara invaze fakat pelvik duvara uzanım yok Evre III Tümör pelvik duvara yayılmış (kas, fasya, nörovasküler yapılar ya da kemik pelvisin iskelet kısmı) Ever IVA Gerçek pelvis dışına uzanım var veya tümör mesane ya da rektum mukozasına yayılmış (büllöz ödem tümörü T4 olarak sınıflamak için yeterli değildir) Evre IVB Herhangi bir uzak metastaz. Vajina Kanserinde Tedavi Cerrahi tedavi, erken evrede, düşük riskli ve vajinanın tepesinde ya da arka ya da yan duvarda ve 1/3 üst bölümde yer alan seçilmiş vakalarda tercih edilebilir. Bu grubun dışında kalan vakalarda başlıca tedavi şekli radyoterapidir. İleri evrede radyoterapiye ek olarak kemoterapi de verilir. Yukarıda kaynak olarak verdiğim Yagi ve ark.larının Osaka’dan yaptıkları yayında 5 ve 10 yıllık sağ kalım açısından, özellikle erken evre vajina kanserinde cerrahi ve radyoterapi tedavilerinin sonuçları arasında fark yoktur. (https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5556229/)    


HPV’yi vücuttan atabilecek miyim? tıklayınız.

 

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir