Gay ve Lezbienlerde HPV infeksiyonları

Gay ve Lezbienlerde HPV infeksiyonları

Gay, Lezbiyen ve Biseksüellerde HPV İnfeksiyonu

HPV nin rahim ağzı kanserinin ana nedeni olduğu uzun süredir bilinmektedir. Son yıllarda yapılan çalışmalarda HPV nin yüksek riskli tiplerinin anüs ve ağız kanserlerinde de önemli bir neden olduğu gösterildi. Ayrıca bu çalışmalar göstermiştir ki; yaşayış şekilleri ve tarama testlerinden faydalanma alışkanlıkları nedeniyle bu kanserler özellikle LGBT lerde izlenmektedir.

Anal Kanser
HPV nin asıl geçiş şekli cilt teması iledir. HPV nin bulaşması için illa vajinal penetrasyonun olduğu heteroseksüel ilişki şart değildir. Ayrıca bu virüsle ilk karşılaşma sonucunda bağışıklık hücrelerinin verdiği cevap ile bir çok kişi bu hastalığı klinik (sorun yaşamadan) olmadan atlatmaktadır. Ancak HIV (+) olma gibi bağışıklık sisteminin baskılandığı durumlarda vücut bu virüsle başedememekte ve klinik olarak hastalık veya kanser öncüsü lezyonlar oluşmaktadır. Yapılan çalışmalarda, heteroseksüel erkeklerin anüsünde HPV bulunma oranı %50 iken, HIV (-) homoseksüel erkeklerin anüsünde HPV bulunma oranı %61 ve HIV (+) homoseksüel erkeklerde HPV bulunma oranı ise %93 olarak bulunmuştur.

Aşağıdaki şekil 2006 yılında dünyada anal kanser sıklığını göstermektedir. Oklar ile belirtilen sütunlar San Francisco’da anal kanser sıklığının ne kadar yüksek olduğunu vurgulaması açısından önemlidir. Bunun nedeni ise burada gay popülasyonunun fazla olmasıdır.

Dünyada anal kanser ve San Francisco’da anal kanser sıklığının karşılaştırılması

Yapılan bir çalışmada 6 aylık bir takip döneminde homoseksüel erkeklerde anal kansere neden olduğu bilinen HPV lerden biri olan HPV tip16 ile enfekte olma riskinin diğer popülasyona göre 6.5 kat daha fazla olduğu saptanmıştır. Anal HPV enfeksiyonunun persiste etmesinin de erkek eşcinsellerde daha sık oluğu bilinmektedir (%32 vs. %4). Bu verilerden de anlaşılabileceği gibi anal kanser nedenlerinden olan HPV nin daha sık görüldüğü homoseksüellerde, anal kanser sıklığı heteroseksüel erkeklere göre daha fazladır.

Aşağıda ki rakamlar bu durumu özetlemektedir.
servikal (rahim ağzı) kanser –kadında 8/100 000
anal kanser –hetero erkekde 0.8/100 000
anal kanser- HIV( -) gay erkekde 35/100 000
anal kanser- HIV( +) gay erkekde 70/100 000

Anal kanser için diğer risk faktörleri servikal kanser için olandan çok da farklı değildir. Temerl risk faktörlri: sigara, pasif erkek eşcinsellik, hastanın genital siğillerinin olması, Herpes Simplex Virus Tip 2 infeksiyonu, Hepatit B ve C taşımak ya da kronik hasta olmak, Klamidya enfeksiyonu ve tabii ki en önemlisi HIV taşıyıcısı olmak ya da AIDS hastası olmak.

Anal kanserlerin %72 sinde HPV Tip16 ve/veya HPV Tip 18 saptanmaktadır.

HPV anüste de aynı rahim ağzında yaptığına benzer döngü ile kansere yol açmaktadır. HPV nin yüksek riskli tipleri anüste kanser öncüsü lezyonlara yol açarak süreci başlatmaktadır.

Aynı rahim ağzı kanserinde olduğu gibi bu kanser öncüsü lezyonlar ‘’anal smear (sürüntü)’’ denen anusten alınan sürüntülerin incelenmesi ile tanınabilir ve kanser olmadan tedavi süreci başlatılabilir. Bu nedenle bazı merkezler anal ilişkiye giren kadınlar ve erkekler için 2-3 senede bir anal sürüntü alınmasını önermektedir.

HIV (+) olan ve anal ilişkiye girenlerde ise anal sürüntünün her sene düzenli alınması şarttır.

Ancak anal sürüntü yöntemi rahim ağzı sürüntü yöntemi gibi tüm dünya tarafından daha kabul görmemiştir. Gay ve biseksüel erkekler için oturmuş bir tarama yönteminin bulunmaması nedeniyle mutlaka bu bireylerin hekimlerinden bu konularda bilgi alması ve gereğinde ek yöntemlere başvurması gerekmektedir.

Anal smear nasıl alınır?
 Hastayı parmakla anal muayene yapılacak gibi pozisyon verilir (hasta kadın ise öncelikle rahim ağzından sürüntü alınır.)
 Başta anüs ve etrafında ki alan varolabilecek aktif lezyonlar açısından değerlendirilir(bu muayene için bir el ile kalçalar yanlara doğru açılmalıdır).
 Dacron çöpçük veya fırça anüse 2.5-5 cm girecek şekilde yerleştirilir ve anüse sokup çıkarılarak 360 derece çevrilirek anal sürüntü alınır
 Alınan materyal lama (mikroskop camı) sürülerek sonrasında alkol ile fikse edilir.
 Mutlaka materyalin anusten alındığı belirtilerek patolojik incelemeye gönderilmelidir.
Eğer sonuç HPV pozitifliği veya anal displazi olarak gelirse ‘’anal kolposkopi’’ denen anüsün mercek ve solusyonla yakından muayenesi ve gerekirse biyopsisi yapılmalıdır.

Korunma

HPV ile ilişikli kanserlerden korunma birincil olarak seksüel yolla geçen hastalıklar konusunda bilgilenme, davranış değişikliklerini ve aşılanmayı, ikincil olarak HPV ile ilişikli kanser öncüsü lezyonların zamanında tanınması ve tedavisini içermektedir.
Kondom kullanımının HPV bulaşı riskini azaltmaktadır. Ancak sonuçta kondom sadece penis gövdesini korumaktadır. Perinenin yani penisin ya da kadında küçük dudaklar ve etrafının (Vulvanın) korunmasının sağlanması temelde tüylere aittir. Ve bizler o tüyleri “temizlik” adı altında alıyoruz. Böylece beraber olduğunuz kişinin siğilleri var ise bulaş için mükemmel bir ortam sunuyorsunuz.

Onun için kitaplarda ya da internette şu klişe cümleye çok sık rastlanır: “HPV cilt teması ile bulaştığından ve kondomun ilişki sırasında temas eden tüm cildi kaplamamasından ötürü, kondom kullanma HPV geçişini kesin olarak engelleyecek bir yöntem değildir.” Doğru değildir ama sizde o zaman “tüylü” kalın! Tüylerinizi almayın lütfen. Onların orada bulunmasının bir nedeni var!

Diğer taraftan “Seksüel partner” sayısını azaltma veya monogamik ilişkide bulunma yani tek eşli yaşamak HPV bulaşma ihitimalini azaltsa bile bilmelisiniz ki tamamen ortadan kaldırmaz. Hem zaten ne demişler? “Hatasız kul olmaz” 😊
Dolayısıyla siz siz olun önleminizi alın. Bu öneriler sadece gay’ler için değil herkes için geçerli genital HPV bulaşını azaltmayı amaçlayan evrensel kurallardır.

En önemli korunma yöntemlerinde biri HPV aşısıdır. Şu anda sadece 4lü HPV aşısı satılmaktadır. Bu aşı 4 tipe karşı (HPV Tip 16-18-6 ve 11) koruyucudur. Dikkat edin tedavi edici değil koruyucudur. Dolayısıyla hedef ergenlerdir. Yani naif/ilişkide bulunmamış popülasyondur. Ancak cinsel aktif birayler de yaptırabilir. Sadece koruyuculuğunun bu durumda düşük olduğunu belirtmekte fayda var.

Ancak yapılan onlarca çalışma özellik gay ve lezbiyenlerin HPV aşısına ulaşamadıklarını (En azından Amerika verilerinde) göstermektedir. Ülkemizdeki durumu hiç konuşmayalım. Neyse yaptırabilirseniz 4lü aşı gay bireyler için de faydalı bir eserdir.

Lezbiyenler ve Rahim ağzı kanseri

Heteroseksüel kadınlarla kıyaslandığında lezbiyen kadınlarda rahim ağzı kanseri daha sık görülmektedir. Bunun nedeni olarak ileri sürülen görüş; “lezbiyen kadınların rutin jinekolojik muayenelerini, tarama testlerini ihmal etmeleri ve kendileri hakkında yeterli bilgi ve eğitim alamamaları” olarak özetlenmekte olsa da, ben durumun bu kadar basit olmadığını düşünenlerdenim.

Her şeyden önce bir çok lezbiyenin heteroseksüel ilişkide de bulundukları bilinmektedir. Dolayısıyla öncelikle erkekten HPV bulaşının olması makul bir görüştür. Diğer taraftan kadın kadına ilişki sırasında HPV nin bulaşması ciltten cilde temas yolu ile olmaktadır.

Ciltten cilde temas genital organların birbirine deymesi, kendi ve partnerinin genital organına dokunma, oral seks veya vibratör veya benzeri seks oyuncaklarını yeterince temizlemeden aynı ya da farklı eşlerle kullanmak şeklinde olmakta ve bulaş meydana gelmektedir. Bu kadar risk faktörüne rağmen Amerika verilerine göre lezbiyenler heteroseksüel kadınlara göre daha az jinekolojik muayene olmakta ve cinsel sağlık bilgisi almaktadır. Lezbiyen kadınlara da rahim ağzı kanseri aşısı ve rahim ağzı kanser tarama testi olan yıllık pap-smear yaptırmalıdır.

LGBT lerde HPV ve HPV kaynaklı kanserlerin engellenmesi heteroseksüellerde olduğu gibi PAP smear alınması ve aşılamadır. Aynı zamanda bu durum HPV riski olan erkekler için de geçerlidir.

FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi), HPV aşısını erkeklerde kullanım için de onaylamıştır. Anal kanser ve eşcinseller konusunda deneyimli olan klinik ve hekimler de aynı zamanda ‘’Anal Smear’’ denen anusten hücre sürüntüsü alınmasını ve kansere dönüşebilecek olan lezyonalrın erken zamanda tedavisinin sağlanmasını önermektedir.
Bu öneriler tüm dünya tarafından kabul veya onay görmemiş olması bu konuda yeterli çalışmaların yapılmaması veya tamamlanmaması nedeniyledir.

Lezbiyenlerin rutin smear aldırmaması, gaylerin anal smearden veya aşılanmadan haberdar olmaması bu grup hastaların yeterli bilgiye veya sağlık hizmetine erişememesi LGBT lerde HPV ilişikli hastalık olasılığını arttırmaktadır.

Paylaş